Ankara fuarcılıkta sınıfta mı kalıyor?

Görev aldığım sivil toplum kuruluşları ile yaptığım tüm iş gezilerinde iletişim kurduğum kişiler ve şahsi ticari faaliyetlerimde katıldığım bir çok fuar ziyareti ve iş seyahatinde ortak tespitim Ankara’nın fuarcılıkta çok yerel kalması, bırakın yurtdışı firmalarının dikkatini çekmeyi yurt içi firmalarının dahi dikkatini çekmekte zorlanıyor. Sebebi ise gerekli büyüklükte mevcut bir fuar alanının olmayışı, bu “mevcut bulunamayan” fuar alanına ulaşımın kolay olamayışı, yine mevcut olmayan yeterli fuar alanının yakınında konaklama problemini çözecek otellerin olmayışı. Ve en önemlisi Türkiye’nin başkenti olan Ankara’dan yurtdışına ve yurt içine bir çok noktaya direk uçuşun olmaması fuar katılımcılarını ve potansiyel  ziyaretçilerin hepsini İstanbul’a ve Avrupa’ya gitmeye itiyor. Oysa ki Ankara bir çok sektörde Türkiye’ye liderlik eden bir başkent. Örneğin; İnşaat Kalıp ve İskeleleri sektöründe, savunma sanayinde, mobilyacılıkta en önde gelen şehir Ankara. Lakin, fuar katılımcıları da , ziyaretçiler de zorunluluk sebebiyle İstanbul ve Avrupa Şehirlerindeki fuarları tercih ediyor.

Ankara sanayi odası yeni bir fuar alanı projesine başlamış bulunuyor. Umuyorum ki Ulaştırma Bakanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Fuarcılık Merkezi yönetimi bu kez Ankara’da bulunan “fuar alancıklarından” bir tane daha inşaa etmez! Ulaşım, konaklama gibi tüm faaliyetlerin çözümünü içinde barındıran yüksek ziyaretçi ve katılımcı sayılarını ağırlayacak dev bir fuar kompleksini hayata geçirirler!

En yakın” Yapı Fuarında” Ankara’nın  yeni dev fuar komplesinde “standımızda” buluşmak üzere!

Elif Tamer

OFİS-AVM-REZİDANS ÇILĞINLIĞI

Son yıllarda Türkiye’de sosyal yaşam kültürünün değişmesi ortaya Ofis-Avm-Rezidans çılgınlığını çıkardı. Şehir hayatının insanları yıpratmaya başlaması, trafik sorunsalının çözülebilmesi için şehir hayatını kolaylaştıran ve lüksleştiren Ofis-Avm-Rezidans komplekslerini tercih etmeye yönlendirmeye başladı.

Peki neler var bu kompleks yapıların içerisinde?

Çok katlı Ofis Blokları,  Home-Office Studiolar, 1+1;2+1;3+1;4+1 konsept dairler, yer altında katlı otoparklar, sosyal faaliyet alanları ve hatta marinalar ve tabiî ki durdurulamaz alışveriş tutkusuna hizmet eden alışveriş merkezleri.

Bu lüks-kompleks yapılar şehrin cazip yüzü haline gelmiş bulunuyor. Herkes bu furyaya katılmak istiyor. İnşaat firmaları bankalarla anlaşıp cazip ödeme kolaylıkları sağlıyor. Bu konsept yaşam kompleksleri hem işinizi hem evinizi aynı yere taşımanızı sağlıyor. Bu bir genç yaşam biçimi gibi gözükse de gençlerin bu çılgınlığa girişi için hayli yüksek bir bütçeye sahip olması gerekiyor.

Eğer şehrin trafik sorunsalından kurtulmak istiyor, tüm yaşamınızı tek bir alana toplamak istiyorsanız yapmanız gereken iki şey var. Birincisi yapı malzemelerinde kullanılan markaları öğrenmek ve Tamer Kalıp ismini duyduğunuzda rahatlayıp cazip ödeme kolaylıkları için en yakın banka şubesine koşmak ikincisi ise bu çılgınlığa girmeden önce lokasyona dikkat etmek.

Pekala evinizi ve ofisinizi aynı noktaya taşıyıp trafik derdinden kurtuldunuz ancak müşterileriniz ofisinizi ziyaret ederken toplu taşıma aracı kullanmak isteyebilir!

Yeni yaşam alanınızda mutluluklar!

Elif Tamer

21. yüzyıl tüketicinin bilinç yüzyılı!

Konut ve  ofis emlakçılığında artık inşaat aşamasında kullanılan tüm ürünlerin markaları önem gösteriyor. Gelişen teknoloji, internet kullanımının yaygınlığı, nihai tüketiciyi daha çok inceleyen ve tercihlerinde fiyat-kalite dengesinden kullanan bireyler haline getirdi. Bu durum emlak sektörünü de etkiledi.

Artık nihai tüketici olan konut müşterileri bir ofis ya da konut satın alırken inşaat firmasının o projede hangi tedarikçilerle çalıştığını sorma isteği duyuyor. Kullanılan markalar son derece öneme sahip. Tesisat ürünlerinden, döşeme ürünlerine, mutfak ankastre ürünlerinden, yapı malzemelerine. Şüphesiz yapı malzemeleri bunlar arasında en önemlisi. Kadınlar önce mutfak ve zemin döşeme ürünlerinin markalarını sorarken erkekler önce kullanılan inşaat kalıbının kalitesini ve markasını soruyor. Çünkü yaşanan depremler, Türkiye’nin önümüzdeki 20 yılda olası depremler bekleyişi ve yaşanan 17 Ağustos’lar 12 Kasım’lar artık nihai tüketicide dayanıklı bir yapının çatısı altında yaşaması gerektikleri bilincini oluşturdu.

Siz de ofis-rezidans-avm çılgınlığı içerisine girmeden önce ilk iş kullanılan yapı malzemelerinin kalitesini sormayı ve güvenilir kalite standartları belgeleri olan markaların kullanılıp kullanılmadığını sorgulamayı unutmayın!

Yeni emlak alışverişinizde mutluluklar!

Elif Tamer